Sayfalar

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Rüzgâr

Öylesine güneş altında yatarken kulağıma ismini fısıldayan bir rüzgârla zamanda
kayboluyorum. Sisli bir rüyada çimler üstünde yatarken göğsmün üstündeki başın ve
elin, uyurken huzur verici nefes alış-verişin... Zamanda o kadar kaybediyor ki
rüzgâr beni, sanki gördüklerim gerçekmiş gibi gülümsüyorum. Ama uyanınca
farkediyorum kulağımda uğuldayan rüzgârın bana sadece ismini fısıldadığını ve
benim sadece bir rüyada olduğumu... Gülümseme yerini üzgün bir surata bırakıyor.
İçimden diyorum 'keşke burada olsan' da tekrar mutlu olsak ve keşke
'son elveda'yı hiç bir zaman yapmamış ve yapmayacak olsak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder