Bu gün benim için ateşlerden farklı değil, kendimi ateşe atsam daha iyi!
Neden mi? Senin yüzünden, ayrlığımız yüzünden... Çok güzel zamanlarımız geçti
birlikte, kısa bile olsa. ama şimdi seni bırakmam gerekiyor, çünkü sen
gidiyorsun, ben burda, kendi cehennemimle baş başa bırakarak. Hani gerçek
arkadaşlar konuşur ya, kendi aralarında; dalgın, dertli, hüzünlü: derler ya
"Çok sevdik be abi..." işte o sözler var dudaklarımda. Ama konuşmaya sesim el
vermiyor, ağlamaktan kırılmışlar sanki, bırakıyorum gözlerim anlatsın beni.
Sigaramdan bir nefes, belki hayata döndürür diye, kül tablasında birden çok
izmarit, ve önümde kağıtlar, yazıların içinde ben. Gözlerim de odam gibi isli,
yalnız ve terkedilmiş, senden yoksun. Bırakıp gittin ya beni, beni benim le
bıraktın ya; işte benim katilim! "Sen benim hiçbir şeyimsin" diyor Atilla
İlhan kulaklarımda. Onun dizeleri, onun hisleri, o şiir gibiyim ben de, onları
söyleyen benim:
SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN
diyorum, fakat aslında, sen benim her şeyimsin
diyorum ağlamaklı, gözlerim dolu, sana muhtaç...
Ve kendimi o şiire bırakıyorum:
Sen benim hiçbirşeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmemki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbirşeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz
Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde
Sen benim hiçbirşeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmemki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde
Sen benim hiçbirşeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmemki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesinle ağlayarak
Sen benim hiçbirşeyimsin...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder